Bu Blogda Ara

yaşatmak istiyorum yaşamam gerek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşatmak istiyorum yaşamam gerek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Şubat 06, 2026

maksud

 


Asıl hakikati nerede aramalı ey maksud

nerede çıkar karşımıza vuslatımız


peki ya her ölümlü için belirlenmiş midir gidilecek yollar

yoksa yürüdükçe mi görünür kılınırlar


bir kayanın ab-ı hayattan aşınan suretinde mi bulacağım

bir adamın güneşi kucaklayan bakışlarında mı

yoksa dokunmaya dahi çekindiğim duygularımın uykusunda mı saklı


bir değer mi yaratacağım, bir değere misafir mi olacağım


kendimi bilmeden başka şeyleri bilmeyi arzulayacak kadar toy muyum

yaşamanın sırasını mı bulamıyorum

yoksa sıra mı beklemiyor beni


niceleri bi-tekellüf alıp veririken nefeslerini

ben sonuna değin şuur etmelere yetişemiyorum






Pazartesi, Aralık 01, 2025

cüda

mevzu bahsim sen ol diye oturuyorum masanın başına

ve kırk beş dakikadır yazamıyorum seni yaşarken

dün bugün ve yarın yanar kavrulurum aşkınla

ama gelemiyorum yanına beni sen istemezken


sonra çekip gidesim geliyor dönmemek üzere

hafiften gülüyor dudaklarım koşsam da gidemeyeceğim diye

düşünüyorum, öyleyse bakışlarıma hakim olurum ben de

yine gülüyor dudaklarım hayallerimde her saniye seni izleyeceğim diye


o zaman diyorum kurtuluş yok senden

senden kurtulmamı da yine sen istemişken

nasılsa fikirlerim sorulmadı senin nezdinden 

kabul edilmeyişime de sen karar vermişken




Cumartesi, Ekim 18, 2025

açmadın


seni düşünmemeye çalışmak boşa

düşündükçe de açılmıyor kapılar sana


kaç müziği harcadım yollarına sabahı olmayan geceler boyu

sayfalarca bilmem kaç kelime yazdım sana hiç bilmediğin


sahip olmadıklarımı bile uğruna hibe edişlerim oldu

ve yanından çok geçtiğim icabındaysa canına hiç dokunamamışlığım


en zora giden kapından içeri girmek ve geri çevrilmekti

sen anlayamazsın, bilemezsin zira sen; seven değil sevilensin...






Salı, Aralık 17, 2024

öğrettin oysa ben kötü bir öğrenciyim

ah nasıl da nazlı bir kız çocuğu gibi bakıverdin kapı eşiğinden
içimdeki boşluğu ne de mayhoşça doldurur gibi oldun 
kanmamam gerek oysa 
gelir gibi edersin 
gelmezsin 
biliyoruz gülüm 
inadı bırakıp nasıl da uyku uyur oldum seni düşleyince
karanlığıma nasıl da kıpkırmızı tomurcuk açtın 
ama elde tutmaya yeltenmemeliyim
çünkü sen dünyadaki en hürsün
biliyoruz gülüm 
söyle nasıl da çekiyorsun beni kendine 
beş oluyor bu ve ben ölümüne nasıl da hala ilk gibi heyecanlı ve ilk gibi bilmezcesine koşuyorum sana
ama koşmamalıyım
gerisin geri yollarsın
oysa adımlarım birbiri ardına düşüp de gittiği yollarını dönmek istemez
biliyoruz gülüm 





sitare

 umut verme bana nazenin  yaşatır sanırsın, ölüveririm öyle sımsıcaklığını duyumsatma bana berceste ısıtır sanırsın, kuytu köşelerime kar ya...