Bu Blogda Ara

Pazar, Aralık 24, 2023

saudade: asla gerçekleşmeyecek şeye duyulan özlem

 

şehit evine doğmazken güneşin, sabah senin pencerenden arsızca girmesi yakıyor canı. 
sonra ürperten bir boran geliyor uzaklardan, kan kokuyor. 
kafanı kaldıramıyorsun gökyüzüne bu kez, çünkü onlar da bakmıyor.
timlerden her iki satte bir şehit veriliyor... Irak'ta da hızlı geçer zaman. 
şairler, şairler yalan söylemiş. dağlar her zereye işleyen bir  soğuk... 
ne öncesinde ne de şimdi gidememişsin sen ve yarın da gidemeyeceksin. 
Komando er Murat'ın da yazdığı gibi "neyi bölmeyi öğrendik biz?
utanır ya insan nefes almaya, ne ölüsün ne de bunun adı yaşamak...
soluya soluya yok oluyorsun bugün ve yarın, yarın da soluya soluya yok olmaya kaldığın yerden devam edeceksin 
olur da dayanamazsın şehitliklerin önünden geçmeye, gökyüzüne bakışlarnı yöneltmeye, 
olur da anlayamazsın yurdun en umarsızca nankörlüğünü, acı çekemeyenin gülüşünü de saklamadığını
karşısında bir şehit evladının, bir şehit yarinin ıstırabını...
lanetler yağdırırken bulunursun lanetine kendini de katarak 
ya da ağlar bulunursun sularının akmasına yardımcı olduğun bir köprü altında 
yahut olmaz ya başarmış bulunursun gidebilmeyi; omuzundaki ilk acemi rütben, büyüğü büyük küçüğü küçük bir postal ve üzerine de hiç tam olmaz ya intibak üniformanla...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sitare

 umut verme bana nazenin  yaşatır sanırsın, ölüveririm öyle sımsıcaklığını duyumsatma bana berceste ısıtır sanırsın, kuytu köşelerime kar ya...