bir salıncak sırasında rastladım çocukluğuma
gözlerim hiç değişmemiş, kim bilir yine ne düşünüyorlar
işte biri sıramı çalıyor, ses çıkaramıyorum; gözlerim doluyor, ağlayamıyorum
derken akşam oluyor, eve giden yolu uzatıyorum
anneme çiçekler topluyorum yol kenarlarından
tanıdıkları görüce kafamı öne eğiyor, utanıyorum
evin önüne geliyorum, perdeler çekili ve ışıklar açık, giremiyorum
bağırtılar çıkıyor sızıntı pencerelerden, kulaklarıma doluyor, tıkıyorum, susmuyor, yüreğimde duyuyorum
kafamı kaldırıyorum, dün bisiklet sürmeyi öğrenen halim yokuş aşağı geliyor; boğazımı düğümlüyorum
çalılıklara uçuşumu seyrediyorum, her bir dikenin battığı yeri hissedebiliyorum, sesimi çıkarmıyorum mendilimi çıkarıyorum
temiz olmalıydı lakin yarın elime bulaşan motor yağını sileceğim, kirlenecek
ve dünün yaralarını sarıyorum
görünürde iz yok ama biliyorum ki içeridedir
ve yedi yıl sonra dahi gene arkamdaki kaldırıma oturacağımı bilerek çömeliyorum, dizlerimi çekiyorum kendime, kafamı yaslıyor, uykuya dalıyorum
ne dünüme ne de yarınıma; bugünüme ait uykuma dalıyorum...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder