gencecik bir ağaca takılı kalmış yıllanmış poşet parçası
en sevdiğim parkta bir banka çömmüş engin dağlarını izliyorum ülkemin
bir taş parçası yuvarlanıyor yağan yağmurlarında
ne nereden geldiğini biliyor ne de nerede mola verebileceğini
sahrada bir kum tanesi gibi olmak seni sevmek
öyle ki ne gör beni demeye hakkım,
ne yanına ulaşabilmeye gücüm,
ne de küsmek sana haddim,
bir gün kabul edersin beni diye hayata tutunmaya çalışacağız bir çam ağacının büyümesini öylesine bekleyerek
her gece lambaları yansa da her sokağı kontrol edeceğiz sen isteyene kadar beni
gülüm; yıllar yılı o denli yol teptim, n'olur geri çevirme senden; seni!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder