Bu Blogda Ara

Salı, Nisan 23, 2024

"rüyamda buluttum"

Şu an neredesin?

olmayı hayal ettiğin yerle olduğun yer arasında 

olduğunu zannettiğin kişiyle olmuş bulunduğun kişiliklerin başucunda 

sana bırakılmamış bir hayat ama sürekli sana ait olduğu söyleniyor

ufacık bir kendin olduğunda mutluluktan içine dolan kıvılcımı hatırlıyor musun?

artık böyle olacağım dediğin kaç gecenin sabahında yine yeniden nelere direndiğini ya da

hiçbir zaman fuşyayı sevdiğini bile dillendiremeyişlerin vardı

kimseye söyleyemediklerini boşver gülüm de, ya kendine söyleyemediklerin

alabildiğine bendinden kaçışların; sırf daha az kötü hissetmek için...

içinde yatanlardan korkup beyninin ışıklarını açamamışlıkların

potansiyelini bile keşfedemeyip ölmekten korktuğun olmadı mı hiç?

ya sen asla bu sen değilsen

yoksa bütün ömrünü o ait olduğun yeri arayarak mı geçirdin?

sana söyleneni düşünmek kendi fikirlerini bulmak için çıktığın yoldan daha bir güvenli değil mi?

sevemedin; bir yüzündü kabul edeceğin, halbuki sen ait olmadığın bir gecekonduya sığdırdın ruhunu ve evin diye kabul ettin ya

ömrün için binlerce ihtimalden birkaçına kandın ya

bir de kendini gerçek kılınca mutlu olacakmışsın ya hani

kim dedi bunu sahi?

 maksimumun sana huzurunu getireceğine söz vermiyordu oysa

onu iyi dinle, yaklaşan ayak seslerinde mutluluğun çıkmadığını duyabilirsin

unutma ki bilmek iyidir, çokca bilmekse ölüm...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sitare

 umut verme bana nazenin  yaşatır sanırsın, ölüveririm öyle sımsıcaklığını duyumsatma bana berceste ısıtır sanırsın, kuytu köşelerime kar ya...