bir kuşluk vakti uykumdan uyanmış da penceremin önündeyim
okuduğum kitap elimde kalmış, bakışlarım duvara kaymış da öylece bekleyişteyim
gri, bulutlu bir havada sahilde bir kaplumbağa denize doğru uzanır da izlemekteyim
sarı, sapsarı buğdayların arasında bir tepede yüzüme rüzgar acı acı esmekte de yaşanmamışlığı özlemekteyim
gece yarısı yeni yılda, mum ışığında iki büklüm yatağımdayım da yazmaktayım
bir kış sabahı yarı açık perdeden güneş ışığı halımı ısıtmış, ayağımı basmışım da hayata yumuşamaktayım
dünyanın kalabalık gürültüsü, uzayın sessiz yalnızlığı, evrenin karanlık soğukluğu da ben ait olamamışım
sanki benden büyük ne varsa cansız da ben nefes alan acınası küçüklüğüme mâna aramasındayım

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder