Bu Blogda Ara

Pazartesi, Ağustos 26, 2024

yerdeyim.

bir kuşluk vakti uykumdan uyanmış da penceremin önündeyim

okuduğum kitap elimde kalmış, bakışlarım duvara kaymış da öylece bekleyişteyim

gri, bulutlu bir havada sahilde bir kaplumbağa denize doğru uzanır da izlemekteyim

sarı, sapsarı buğdayların arasında bir tepede yüzüme rüzgar acı acı esmekte de yaşanmamışlığı özlemekteyim

gece yarısı yeni yılda, mum ışığında iki büklüm yatağımdayım da yazmaktayım

bir kış sabahı yarı açık perdeden güneş ışığı halımı ısıtmış, ayağımı basmışım da hayata yumuşamaktayım

dünyanın kalabalık gürültüsü, uzayın sessiz yalnızlığı, evrenin karanlık soğukluğu da ben ait olamamışım

sanki benden büyük ne varsa cansız da ben nefes alan acınası küçüklüğüme mâna aramasındayım


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sitare

 umut verme bana nazenin  yaşatır sanırsın, ölüveririm öyle sımsıcaklığını duyumsatma bana berceste ısıtır sanırsın, kuytu köşelerime kar ya...