bildiğim çok az olmalı bütün gerçeklerden
belki de bu yüzden hep yüksek yerlere çıkmakla geçti ömrüm
en tepeye çıktıkça görünür olacak sandım gerçeği
en tepeye çıktıkça bileceğim, en tepeye tırmandıkça hissedeceğim
sonra yere yakın olan hiçbir şey tat vermedi
başı gökyüzüne dönük bir çocuktum ya ben
sokakları bilmezdim de başımı kaldırdıkça bulurdum yolları
"nereye dek çıkacaksın tepelerine?" demedi kimse
deselerdi belki başka bir yol bulurdum kendime
ve bazen de bir yaprağın damarlarında arardım hayatı
mahalledeki kirli bir duvarın pürüzlerinde hissederdim yaşamı
cevabımı elime alıp baktığım öylesine bir taşın şeklinde görmeyi beklerdim
şimdilerde bekleyemiyorum hiçbir şeyi
sanki ruhum farkında ama hareketsizdi Adem'den beri
ve şimdi şimdi harekete geçebiliyorum
yıllardır oturduğum yerden çözülüyorum
korkuyorum; ayın güneşi, akrepin yelkovanı kovalaması gibi dönüp dönüp kavuşacaksın sanıp oysa sadece beklemekten

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder